Doğu ve Batı Felsefesine Göre
insanlar-orta.jpg
tam.jpg
İNSAN
NEDİR?
6 Kasım 2014 Perşembe
19.45
Felsefe ve Psikoloji Seminerleri
29 BNNR.jpg
29.jpg
291.jpg

Felsefe, Hayatı ve Kendimizi Daha İyi Tanımamızı ve Daha Bilinçli Bireyler Olmamızı Sağlar.

Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Bakırköy Şubesi bünyesinde felsefe çalışmalarımızın bir parçası olan kültürel faaliyetlerimizden biri tiyatro çalışmalarıdır. Kendimizi tanıma yolunda etkin, verimli ve pratik sonuçlar veren tiyatro çalışmalarımıza, amatörce yürüttüğümüz Tiyatro Atölyesinde devam ediyoruz.  Atölyemiz, 15 Mart 2014 Cumartesi günü 3 aylık çalışmalarının ürünü olan dört kısa oyunu sahneye koydu…

Samet Behrengi’nin “Bahtsız Adam ve Feleğin Çarkı” adlı öyküsü ile Neil Simon’un Anton Çehov’un öykülerinden tiyatrolaştırdığı “Oyunculuk Sınavı”, “Boğulan Adam” ve “Cerrah” adlı oyunlar dernek üyelerimizden büyük beğeni topladı.

Yeni Yüksektepe’de bizler, felsefe çalışmak nasıl insanı dönüştürürse, tiyatro sanatının da aynı şekilde dönüştürücü bir güce sahip olduğunu fark ediyoruz. Sahnede bir karaktere bürünürken, öncelikle kişiliğimizin bize giydirdiği kıyafetleri de üzerimizden çıkarıp bir kenara koymamız gerekir.  Çünkü istenen mesajı verebilmek ancak ve ancak kendimizdeki sınırları aşarak olacaktır.

Aksi takdirde bir duyguyu, yaşanan olaylar karşısında verdiğimiz tepkileri de aktarmamız mümkün olmayacaktır.

Sizi izleyen gözleri fark edip, heyecanını yenmeye çalışmak da tiyatro oynayan kişiye, içindeki cesaret ve cömertlik erdemlerini ortaya çıkarma şansı verir.

Bu anlamda tiyatro kendimize ve hayata,  içeriden ve dışarıdan bakabildiğimiz bir sanattır.

Küçük bir oyunun bile seyirciyle buluşması, hem sahne arkasında hem de sahne önünde birlikte yürütülen muazzam bir çalışmanın sonucudur. Her işte olduğu gibi, tiyatroda da uyum ve işbirliği olmadan başarıya ulaşmak mümkün değildir.

Seyirciler olarak salonumuzdaki yerimizi aldığımızda, her ne kadar gerçek anlamda bir tiyatro sahnemiz olmasa da biraz hayal gücüyle şahane dekorlar canlandı gözlerimizin önünde.

Orada bir deniz vardır. Bir de kıyısı… Kıyısında bir adam, denize girip para karşılığı boğulma taklidi yapar…

Kim buna para verir ki demeyin sakın… Çoğumuz uyanık saysak da kendimizi, aldatılışlara bazen bilerek, bazen de bastırdığımız bir merakla yenilmek isteriz. Aldatılanlara da dudak bükeriz bir yandan… Bütün akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını satın almış hesabı hatayı da bir giysi gibi üzerimizden çıkarmak istemeyiz. Önümüze serilen tuzaklardan birine hiç düşmediğimiz yanılgısıyla yaşayıp gideriz…

Adam bahtsızdır, ya da kendisini öyle sanmaktadır. Başına gelenlerin sorumlusu saydığı feleği aramaya çıkar. Onunla görülecek bir hesabı vardır. Az gider, uz gider sonunda istediğini elde eder… Feleğin çarkı dönüp dolaşıp yine onu bulur.

Ya oyuncu olmak isteyen şu Nina adlı genç kıza ne demeli? Yönetmen, oyunculuk sınavında aklında nasıl bir karakter varsa, onu görmek ister karşısında… Oyunu oynamaya kararlı olanlar ise tıpkı Nina gibi yapar, aşkla bağlı olduğu idealinden vazgeçmez ve sonunda da başarır…

Cerrahlık da dünyanın en zor mesleklerinden biri elbette… Oysa Çehov’un cerrahının hastası olmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir pekâlâ… Öyle acıdan kıvranmasan, o dişçi koltuğuna oturmamak için türlü bahaneler üretebilir insan… Ki zaten o bir cerrah da değildir henüz, okulu bitirmeden mesleğe atılmaya heves eden bir tıp öğrencisidir.

Oyunlar oynanırken, salondan bir an bile kahkaha sesleri eksik olmadı. Seyirciler bazen derin derin düşündü, bazen gülümsedi… Ama her birinden de çıkarılacak dersler vardı. Herkes kendi payına düşeni aldı.

Etkinlik Tarihi: 
Cumartesi, Mart 15, 2014 - 19:00 to 21:00