Felsefe, Hayatı ve Kendimizi Daha İyi Tanımamızı ve Daha Bilinçli Bireyler Olmamızı Sağlar.

Platon'un Bilgi Kuramı

Semboloji, Felsefe

Platon'un felsefe ile yapmak istediği önemli işlerden biri, Sofistler’in dünya görüşü ile esaslı bir biçimde tartışma isteği olmuştur. Sofistlerin dünya görüşü yarara ve hazza dayanmaktaydı. Platon bu görüşün karşısına "iyi" kavramı ile çıktı. “İyi”, doğru bir yaşayışın kesin ölçüsü, biricik amacıdır (Telos).

Mevlevilikte Sema

Mitoloji ve Din, Ezoterizm, Felsefe

Simya

Ezoterizm, Felsefe

Chrysippus

Chrysippus, daha sonra Zenon ve Cleanthes’in stoacı felsefesine yönelir ve Cleanthes’in  stoa okulunda kalır. Cleanthes boksör olmasına karşın konuşmalarında çok naziktir. Chrysippus ise, sertlik içeren bir spor bilmemesine rağmen savaşçı, kavgacı bir dile sahipti.

Stoacılar

Julianus

Yeni Eflatuncular

Pisagor (Pitagoras)

Sokrates Öncesi

Pisagor (Pitagoras)

Sokrates Öncesi

Paracelsus

Ezoterizm

Anastasya

Vladimir Megre

Sibiryalı işadamı ve aynı zamanda kitabın yazarı olan Vladimir Megre; 1994 yılında Sibirya’nın Tayga ormanlarına doğru bir ticari geziye çıkar.

Felsefe, İnsan ve Toplum, Dünya Edebiyatı

Da Vinci Şifresi

Dan Brown

Dünya Edebiyatı

İletişimde Zen Bilgeliği

Kemal Karadayı

İnsan ve Toplum, Psikoloji

Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışmaları Albümü

Yeni Yüksektepe

Bilim-Sanat, İnsan ve Toplum

Zihinsel Konsantrasyon

Ernest Wood

Psikoloji, Araştırma-İnceleme

Dünya Gönüllüler Günümüz Kutlu Olsun!

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, gönüllülüğü esas alan çalışmaları dünya genelinde yaygınlaştırmak ve toplumsal yararlarını duyurmak için, '5 Aralık' tarihinin her yı

Gelecek Etkinlikler

Henüz yakın tarihli bir etkinlik bulunmamaktadır.

Anastasya

Yazarın Adı: 
Vladimir Megre

Sibiryalı işadamı ve aynı zamanda kitabın yazarı olan Vladimir Megre; 1994 yılında Sibirya’nın Tayga ormanlarına doğru bir ticari geziye çıkar. Tanıştığı yaşlı bir adam ona “Çınlayan Sedir” ağaçlarından bahseder.

İş gezisini tamamladıktan bir süre sonra; o esrarengiz ve şifalı ağaçlar için tekrar geri döner Vladimir Megre. Ancak bu kez yaşlı adam yerine onun torunu olan Anastasya ile tanışır. Bu tanışma hayatını kökten değiştirir…

Sibiryalı bir Şaman olan Anastasya’dan öğrendikleriyle derin bir dönüşüm yaşar. Ticaret hayatını bir kenera iter, genç kadına söz verdiği gibi kitapları yazıp 4 ciltte toplar. “Çınlayan Sedir” serisinde de, Anastasya’dan öğrendiklerini paylaşır. Bütün dünyayı etkisi altına alan ve bir fenomene dönüşen “Çınlayan Sedir” dizisinin ilki olan “Anastasya” ile igili izlenimlerini; üyelerimizden DR. BAHATTİN UCA paylaştı…

“Kitabı okuduktan sonra bütün dünya gibi ben de ormanda yaşayan Anastasya’ya hayran kaldım. Çünkü o, çoğumuzun unuttuğu doğanın sırlarını hatırlattı.

Üstün yetenekleri olan Anastasya doğayla iç içe yaşayan bir kadın. Doğadan korkmuyor. Doğanın ona zarar değil yarar getireceğini biliyor. Bu yüzden de bitkilerle, hayvanlarla arasında derin bir bağ ve güçlü bir iletişim var.

Yazar Vladimir Megre’yi misafir ediyor evinde Anastasya. Daha doğrusu evi olan ormanda. Megre, doğaya hiç zarar vermeden, ormanda karnını çok rahat doyurabileceğini, barınabileceğini öğreniyor genç ve güzel kadından.

Anastasya, insanoğlunun doğanın efendisi değil, onun bir parçası olduğunu gösteriyor işadamı Megre’ye. Ona bitkilerin şifalı gücünü anlatıyor. Rusların çok önem verdiği ve hafta sonu gittikleri “Daça” adındaki kır evlerinden bahsediyor. Toprağınıza tohumu ekmeden önce vücudunuzla temas ettirin ki sizi tanısın diyor. Sizi tanıyan o tohumun vereceği meyve ve yemişlerin kişinin hastalığına iyi geleceğini söylüyor.

"Ve ölen büyüklerinizi de daçalarınızın topraklarına gömün" diyor. "Size yakın olsunlar. Ruhları size güç versin. Size hayatta her zaman gidebileceğiniz bir yer olduğunu hatırlatsın" diyor.

Evlilik, birlikte yaşam, bir çocuğun doğumu, yetişmesi ile ilgili de ilginç fikirleri var Anastasya’nın.

Doğrusu bir hekim olarak çok etkilendim. Çünkü biliyorum ki, evimizde yetiştirdiğimiz bir çiçek bile ona davranış şeklimize göre çiçek açıyor ya da küsüp soluyor.

Aslında doğadaki her bir canlı bizi duyuyor, görüyor, hissediyor, anlıyor… Ya biz?

Modern insan, doğanın bize cömertçe sunduklarını unuttu. Yeni nesil sanıyor ki; yediğimiz içtiğimiz, kullandığımız her şey insan zekasının ve dolayısıyla endüstirinin ürünü… Aslında hepsinin kaynağı doğa değil mi? Ne acıdır ki, küçük çocuklar fasulyenin, karpuzun nasıl yetiştiğini bilmiyor. Onların ağaçta büyüdüğünü sanan küçük dostlarımız bile var. Bu, yeni gelen her nesille birlikte doğadan nasıl koptuğumuzun, ayrıldığımızın bir işareti değil de nedir ki?

İnsan doğadan şifa buluyor. Doğa aracı koymadan sunuyor nimetlerini biz insanoğluna. İşte beni de en çok bunlar etkiledi kitabı büyük bir zevkle okurken.

Başımızın üzerinden geçen karganın, ağlarını en olmaz yerlere ören örümceğin, çizdiği rotadan ayrılmadan yuvasına yiyecek taşıyan karınca ailesinin neden böyle yaptığını anlamak, çok zor ve karışık değil. Doğa bize sesleniyor, yeter ki sesini duymasını bilelim.

Bir doktor olarak kitabı özellikle çocuk yetiştiren anne ve babalara tavsiye ediyorum. Çocuklarını doğanın şefkatli kollarında yetiştirsinler. Küçükler ağaca çıksın, yeşilliklerde koşsun, oynasın. Doğaya yaklaşsın, ondan uzaklaşmasın. Çünkü insanlığın geleceğini, tabiata düşman değil dost olmak, ona sahip çıkmak kurtaracak.

Vladimir Megre’nin kitabı, yayınlandıktan sonra en çok satanlar listesinde yerini almış… 4 ciltlik kitabın fanları oluşmuş. Ben de onlardan biriyim. Ama beni en çok ilk cilt olan Anastasya etkiledi. Kitap kütüphanemin en kolay ulaşılır yerinde… Ki zaman zaman alıp tekrar okuyayım, o derin iç görüyü hatırlayayım diye”…

Evet Dr. Bahattin Uca’nın da dediği gibi kitap “derin iç görüleri” içeriyor. Sağlıklı hamile kalmak ve doğumun öneminden, çocuk yetiştirmeye, bahçıvanlığa, insan hayatının anlamından, cinselliğe kadar, her birimizin içinde var olan sınırsız potansiyeli keşfetmemizi sağlıyor.

Kitap hem felsefi, hem belgesel, hem gizemli bir öykü barındırıyor içinde… O halde bir kategoriye sokulmalı mı, sokulmamalı mı? Belki de okuyucu kendini en çok etkileyen kategoriye sokmalı, kendi kategorisini kendi belirlemeli..

Dünyayı sarsan, milyonlarca insana büyük heyecan ve ilham veren; bir işadamına kitap, şiir yazdıran Anastasya aslında diyor ki; “HER TOHUM İÇİNDE EVRENSEL BİLGİYİ BARINDIRIR”…

Bahattin Uca

Düzenleyen: Şule Öztürk

Etiketler: 
Doğa, Yaşam, Aile, Çevre