Felsefe, Hayatı ve Kendimizi Daha İyi Tanımamızı ve Daha Bilinçli Bireyler Olmamızı Sağlar.

Hitit Öncesi Anadolu Kültürlerinde Simgecilik

Tarih

Bu çalışmanın başlangıcındaki Hitit öncesi ifadesini özellikle vurgulamak istiyorum çünkü Anadolu kültürlerinden söz ederken genellikle Hititlerden başlanır.

Chrysippus

Chrysippus, daha sonra Zenon ve Cleanthes’in stoacı felsefesine yönelir ve Cleanthes’in  stoa okulunda kalır. Cleanthes boksör olmasına karşın konuşmalarında çok naziktir. Chrysippus ise, sertlik içeren bir spor bilmemesine rağmen savaşçı, kavgacı bir dile sahipti.

Şu Çılgın Türkler

Turgut Özakman

“Şu Çılgın Türkler” bir tarih kitabı değil, tarih yazanların kitabıdır.

Tanrıların Evi Orion

Robert Bauval

Özgürlüğe Uçuş

Delia Steinberg Guzman

Ateş Geçitleri

Steven Pressfield

Dünya Etik Günü'nüz Kutlu Olsun!

“Yanlış sonsuz şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir.”

J.J.Rousseau

 

Gelecek Etkinlikler

Dünya Etik Günü'nüz Kutlu Olsun!

“Yanlış sonsuz şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir.”

J.J.Rousseau

 

Etik, insanlık tarihi boyunca en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Etik değerlerin hatırlatılması amacıyla 25 Mayıs tarihi, Dünya Etik Günü olarak kutlanmaktadır.

Antik zamanlarda Ethos adıyla bilinen "Etik" insandaki iç güzelliği, uyumu ve dengeyi bulma sanatıdır. Etik sözcüğü, Yunanca “karakter” anlamına gelen “ethos” yani “töre” sözcüğünden türetilmiştir. Yunanca kullanımı “etika”dır.

İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi kötü gibi ahlaksal açıdan araştıran bir felsefe disiplinidir. Felsefenin dört ana dalından biridir.

Etik her şeyden önce istenilecek bir yaşamın araştırılması ve anlaşılmasıdır. Düşünceleri, duyguları, sözleri, davranışları birbiriyle uyumlu bir çizgi üzerine oturtmaktır.  “İyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin nedir, ne değildir?” sorularını inceler.

İnsana dair her konunun merkezinde etik vardır.

Etik, erdemler ve zamansız evrensel değerler üzerinde temellenen kişiliğin geliştirilmesi ve biçimlendirilmesidir. Kim olduğun ve ne olduğun yaşamında ve yaşadıklarında görülür.

Etik kavramını ele aldığımızda, iki yön ortaya çıkar: Yaşadığımız çağın ve coğrafyanın kendine özgü koşulları tarafından belirlenmiş bir ahlak anlayışı ve tüm bu etkenlerden bağımsız olan, zamana ve coğrafyaya göre değişmeyen ölümsüz değerler. Yani “geçici etik” ve “zamansız etik”…

Geçici etik zamana, toplumlara, kültürlere göre değişir. İhtiyacın ve gerekliliğin çocuğudur. Giysilerimiz, kullandığımız araçlar zamana adapte olur. Geçici etik, genelde çoğunluk tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden doğru kabul edilen değerlerin ve düşüncelerin toplamıdır.

Zamansız etik ise iskelet gibidir. Bizi dikey ve ayakta tutan yanımızdır. Çağlar üstü değerleri anlatır ve karşımıza “erdemler” olarak çıkar. Zamana, coğrafyalara, kültürlere, toplumlara göre değişmez. Daha iyi ve adil bir yaşam inşa edebilmenin peşindedir. Erdemler, hayatın her anında tutunduğumuz ölümsüz değerlerdir. Adalet, alçakgönüllülük, cesaret, dostluk, dürüstlük, hoşgörü, fedakarlık, merhamet…

Koşullara bağlı olmadan her daim ahlaklı, erdemli, güzel, adil, doğru ve iyi insan olabilmek bireyin kendi içinde potansiyel halde bulunan faziletlerini geliştirmesi ile mümkün olur. Özetle, ahlaklı bir yaşam, özü ve sözü bir olmaktır.

Daha iyi bir insan, daha iyi bir dünya, daha iyi bir yaşam için felsefeye ihtiyacımız var. Ve felsefenin amacı, insanın doğrudan kendini gerçekleştirmesi ise; erdemler bu yolda elimizdeki en değerli ve hatta tek araçtır. Daha iyi bir dünya, ancak daha iyi insanlarla mümkündür.

"İnsanın doğası iyidir." der Çinli filozof Mencius…

Dünya Etik Günü’nüz kutlu olsun!