AKTİFFELSEFE

"İnsan eğitimli doğmaz, eğitimle yaşar"
Cervantes

Filozoflar

Konfüçyüs'ün Yaşamı, Çin'in Durumu

Konfüçyüs etik öğretileri bulunan bir felsefe öğretmiştir. Daha sonra insanlar Konfüçyanizm’e bir din olarak bağlanmışlardır. Çin’in bu korkusuz, kahinsiz ve rahipsiz dini, Çin medeniyetine epey hayat vermiştir. Ancak bugün Konfüçyüs mezhebi adı altında yapılan bir çok ibadet biçimi ile Konfüçyüs öğretisi çok farklılaşmıştır. Aynı Buddha ve öğretisi gibi. Konfüçyüs kendisinin bir şey kurucu değil koruyucu olduğunu söyler. Eski zamandan gelen kutlu alışkanlık ve düşünceleri korumaya çalışan kişidir. Der ki “Ben yapıcı değil, ancak naklediciyim. Eskilere inanıyor ve onları seviyorum

Paracelsus

"Tıbbın gerçek zemini sevgidir"

Columbus’un Amerika topraklarına adım atmasından çok uzun süre geçmeden Tuna Nehri üzerindeki İngolstadt kasabasına tuhaf görünümlü bir adam atını sürdü. El çantası, ilaç kapları, değerli taşlar, astrolojik kartlar ve ameliyat aletleriyle dolu olduğundan yarılmıştı. Şapka ve paltosu, o dönemlerde doktorların giymek için tercih ettiği miniver kürkü ile çevrelenmişti.

Kemer kılıfında dev bir kılıç vardı, deri ceketi tozlu ve isliydi. İnsanlar bu tuhaf giyimli adamın her yere kılıcıyla gittiğini fark ettiler ve fısıldadılar: ‘büyülüdür, kılıcının kabzasında yaşam iksirini muhafaza eder’.

Pisagor


Eski y
unan felsefesinde iki okul gözükür: Eflatun’un Akademia’sı ve Aristoteles’in Lycee’si fakat daha eski bir okul vardır. Bu Pisagor’un okuludur. Ve diğer iki okulu birçok yönden etkilemiştir. Günümüze kadar Pisagor ile ilgili çok az kayıt gelmesine rağmen eski yunan felsefesini büyük çapta etkilemiş bir okul olduğunu söylemek gerekir. Özellikle Eflatun’un eserlerinde bu etki çok daha fazla görülür.

Pisagor’un felsefesini tarihte çeşitli filozoflardan öğreniyoruz: Diogenes Laertius, Porphyry, Ovid, Lamblichus, Diodorus Siculus, Aulus Gellius ve Justinus.   

Yaşamı hakkındaki bilgiyi Thomas Cooper’dan öğreniyoruz. “Pisagor, mükemmel bir kişi. Samos’ta doğuyor, Babil ve Mısır’a ziyaretler yapıyor, buralarda mistik bilim öğrenip İtalya’ya dönüyor.”

Platon

Platon, yaygın kabule göre M.Ö. 427 yılında doğmuştur. Atina ile Aigina (Pire körfezinde bir ada), doğduğu yer olarak gösterilir. Önce Heraklit’in öğrencisi olan Kratylos’tan ders almış, daha sonra 20 yaşlarında, üzerinde büyük etki bırakan ve felsefesini şekillendiren Sokrates’in öğrencisi olmuştur. Sokrat’ın ölümüyle, öteki Sokratesçilerle birlikte aynı ekole mensup ve Megara ekolünün kurucusu olan Eukleides’in yanına giderek bir süre Megara’da kalmıştır. Kısa süre sonra Atina’ya dönmüş ve dar bir çevre ile öğretim çalışmalarına başlamıştır. Birkaç sene sonra büyük bir yolculuğa çıkmıştır. 

Buda

 "Huzur İçten Gelir, Onu Onsuz Arama"

Siddiharta Gautama diğer ismiyle‘Buda’ i.ö. altıncı yüzyılda Sakya Krallığı’nda (şimdiki Nepal) dünyaya geldi. Babası Sakya kral Suddhodana, annesi kraliçe Maya idi.

 

“Siddiharta” sözcüğü, kendisini tamamlamış olan güçlü kişiyi işaret eder “paranormal güç” anlamındaki “Siddihi” kelimesinden gelir. Gautama “inek çobanı” anlamına gelmektedir ve Hindular için Go ineğinin yani evrnin ve dünyanın anasının simgesi olduğunu hatırlatmak gereklidir.