AKTİFFELSEFE

"İnsan eğitimli doğmaz, eğitimle yaşar" Cervantes
user warning: Table 'bakieorg_aktif.semaphore' doesn't exist query: SELECT expire, value FROM semaphore WHERE name = 'locale_cache_tr' in /home/bakieorg/public_html/includes/lock.inc on line 149.

Makaleler

Bİz İnsanlar Neden Yalan Söylüyoruz?

Yalanın Değişik Şekilleri Yalanın çok farklı şekillerini anlatmak yerine, sadece en sık kullanılan şekillerini vurgulamayı amaçlıyoruz. Gerçeği ve önemli bir şeyi söylememiz gerektiği zaman susmak, sessiz kalmak, bir yalan şeklidir. Doğruyu söylemekten çekinmektir.

Ana Tanrıça Toprak (Toprak Ana Sembolojisi)

Tellus, kutsal tanrıça, Yaşayan Doğanın Anası, Gıdası yaşamın,  Sonsuz dürüstlükle cezalandırılıyor ve ödüllendiriliyorsun, Yaşam bizi terk ettiğinde, Sığındığımız sensin Çünkü dağıttığın her şey bağrına döner. Haklı olarak tanrıların anası diye nitelendirildin Değilmi ki sen dürüstlüğünle

Kaos'un Estetiği (Fraktal Geometri)

BATI’da 2000 yıldan beridir doğayı algılayabilmek için görünen, soyut düzen, dağ bir konidir şeklinde açıklanmıştır. Ancak, düzenin ardında kaos gizlidir (dağ koni değildir) Bununla birlikte kaosun ardında evrensel bir düzen gizlidir ve kaosun bir estetiği vardır. Fraktal geometri zamansız eskilikteki ezoterik öğretileri birleştirir: Parça bütündür, aşağıda olan yukarıdaki ile aynıdır.

İyi, Kötü ve Erdem Üzerine

İnsanların bir takım kavramları değerlendirmelerinden aynı anda karşıtları da doğmaktadır. Karşılıklar aslında hep el birliğiyle oluşturdukları olguların içinde,  bir madalyonun iki yüzü gibi birbirine ayrılmazcasına bağlı halde karşımıza çıkarlar. Güzel-çirkin, ağır-hafif, doğru-yanlış, acı-tatlı ve tüm bu kavramların çıkış noktası olarak tanımlayabileceğimiz. İki kavram vardır ki tüm insanlığın erdemleri bu iki kavram üzerine kurula gelmiştir; iyi ve kötü.  Nedir iyi ve kötü? Bütün insanlık tarihi boyunca bu sorunun yanıtı bir hedef olmuştur.  İyi sözcüğü Türkçe kökünde yararlı ve karlı anlamlarını içerdiği gibi, ‘’bonum’’ sözcüğüyle dile getirilen Latince kökünde de zenginlik ve mal anlamlarını içerir. Bu etimolojik inceleme, iyiliğin temelinde özdeksel bir yararlılık yattığını gösterir. Nitekim terim, toplumbilimsel tarih açısından, insanların mallılarla malsızlara bölünmesiyle ileri sürülmüştür.

Gizlere Açılan Kapı, RÜYALAR

‘’Yorumlanmamış bir rüya açılmamış bir mektup gibidir’’                                                                                                                                           (Talmud) Gelenekte Rüyalar Antik çağda rüyalar, öncelikle insanlar ile tanrılar arasında bir ‘’köprü’’ olarak değerlendiriliyordu. Rüyalarda insanlar, kendileriyle bu sembolik dil sayesinde bağlantı kuran tanrılardan mesajlar alıyorlardı. (Bu dilin insanlara, birbirlerini anlamalarını sağlamak amacı ile tanrılar tarafından öğretildiği söylenmektedir.) Rüyalar aynı zamanda iyileştirmeye de yarıyor. Hastalar Mısır’da Seraphis (şifa ve bereket tanrısı) veya Yunanistan’da Asklepios ‘unki (tıp tanrısı) gibi tapınaklara gidiyordu. Bu yerlerde gördükleri rüyalarda, hastalıklarının neden ve çarelerini onlara söyleyen veya sadece varlıkları ile bunları iyileştiren koruyucu tanrıyı görüyorlardı. Bazı varlıklar bunların temsil ettiği bilinç durumunda geleceği görebildiklerinden rüyalar, aynı zamanda olacağı bilmek için bir aracı olmuştur.